O harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları

Atanur tarafından tarihinde yayınlandı

O harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları

O harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları, atasözleri ve anlamları, açıklamaları, TDK atasözleri sözlüğü kısa anlamları.


O harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları

Od ile su, dilsiz yağıdır. : Yangın ve sel felaketi tıpkı düşman gibidir, sessizce, haber vermeden gelir.

Oduncunun gözü omçada. : Herkes işine yarayan şeyi elde etmeye çalışır.

Oduncunun gözü omçada, dilencinin gözü çömçede. : Herkes işine yarayan şeyi elde etmeye çalışır.

Oğlan anası kapı arkası, kız anası minder kabası. : Eve gelin geldikten sonra oğlanın anası kapı dışarı edilecek kadar fazla görülür ama kızın anası başköşeye oturtulur.

Oğlan atadan (babadan) öğrenir sofra açmayı, kız anadan öğrenir biçki biçmeyi. : Erkek çocuk, erkeklerin yapması gereken şeyleri babasından, kız çocuk da kadınların yapması gereken şeyleri annesinden öğrenir anne ve baba bunları bilmiyorsa çocuktan böyle şeyler beklenemez.

Oğlan dayıya, kız halaya çeker. : Oğlan çocuğunun yüzü de, huyu da dayısına, kız çocuğunki ise halasına benzer.

Oğlan doğuran övünsün, kız doğuran dövünsün. : Çoğu zaman doğacak çocuğun oğlan olması istenir, onun için oğlan doğuran kadın sevinir, kız doğuran kadın üzülür.

Oğlan yetir, kız yetir ağır yükü sen götür. : Çocuk büyütmek, evi yönetmek hep annenin görevi olduğundan anne olmak kolay iş değildir.

Oğlanınki oğul balı, kızınki bahçe gülü. : Torun oğlandan olursa oğul balı, kızdan olursa bahçe gülü diye sevilir.

Oğlum deli malı neylesin, oğlum akıllı malı neylesin. : Çocuk akıllı ise babasından mal kalsın diye beklemez, malı kendisi kazanır akılsızsa babası ne kadar çok mal bırakırsa bıraksın, değerini bilmez ve onu kısa zamanda bitirir.

Oğlumu (evladımı) ben doğurdum amma gönlünü ben doğurmadım. : Bir kimse evladına emredip birçok şey yaptırır ancak onun gönlüne hükmedemez.

Okka her yerde dört yüz dirhem. : Konuşulan bir gerçeğin açıklığını ve tartışma götürmezliğini anlatmak için söylenen bir söz.

Olacakla öleceğe çare bulunmaz. : İnsanın alnına yazılmış olan şeyler önlenemez.

Olan dört bağlar, olmayan dert bağlar. : Zengin, giyinir, kuşanır, istediği gibi yaşar fakirse yoksulluğun acısını çeker.

Oldu olacak, kırıldı nacak. : Her şey olup bitti, iş işten geçti.

Olmaz olmaz deme, olmaz olmaz. : Hiçbir şey için olmaz deme, dünyada olmayacak şey yoktur.

Olsa ile bulsayı ekmişler, yel ile yuf bitmiş. : Şu iş şöyle olsa, bu iş böyle olsa diyerek istediğimiz sonuca varamayız, elde etmek istediğimiz sonucu istekle değil çalışmakla gerçekleştirmeliyiz.

Olsayı bulsaya vermişler, hiç doğmuş. : Şu iş şöyle olsa, bu iş böyle olsa diyerek istediğimiz sonuca varamayız, elde etmek istediğimiz sonucu istekle değil çalışmakla gerçekleştirmeliyiz.

On beşinde kız, ya erde gerek ya yerde. : Kız on beş yaşına ulaştığında evlendirilmelidir, evlendirilmezse anneyi, babayı güç durumda bırakacak çok üzücü olaylar çıkabileceğinden böyle olacağına kızın ölmesi daha iyidir.

On para on aslanın ağzında. : Para kazanmak çok güçleşti.

Onmadık (talihsiz) hacıyı deve üstünde (arafatta) yılan sokar. : Amacını gerçekleştirmesi mümkün olmayan kişinin karşısına, hatır ve hayale gelmeyen ve yenilemeyen engeller çıkar.

Onmadık yılın yağmuru harman vakti yağar. : Zamanında olduğunda büyük yarar sağlayacak bir durum, zamanı geçtikten sonra gerçekleşirse zarar bile verebilir.

Ortak gemisi yürümüş, elti gemisi yürümemiş. : Bir erkeğin karıları birbirleriyle anlaşabilirler ancak kardeşlerin karıları geçinemezler.

Ortaklık öküzden, başlı başına buzağı yeğdir. : Kişinin malı çok ama bunlar ortak malıysa yalnız kendisine ait azıcık malı bulunması daha iyidir.

Osurgan (osuruklu) göte arpa ekmeği bahane. : 1) zaten zayıf, hastalıklı kişi sağlığının bozulmasını önemsiz etkenlere bağlar 2) davranışları beğenilmeyen kişi sudan sebeplerle kendisini mazur göstermeye çalışır.

Otu çek, köküne bak. : Kişinin kimliğini öğrenmek için soyunu sopunu bilmek gerekir.

Otuz iki dişten çıkan, otuz iki mahalleye yayılır. : Bir ağızdan çıkan söz, başkalarının ağzına geçer, her tarafa yayılır.

Oynamasını bilmeyen kız yerim dar demiş yerini genişletmişler (bollatmışlar), gerim (yenim) dar demiş. : Kendisinden beklenen işi beceremeyen kişi, çeşitli engellerin işi güçleştirdiğini söyleyerek yeteneksizliğini belli etmemeye çalışır.

Oynaşına inanan avrat, ersiz kalır. : Çok önemli işini bir başkasına yaptırabileceğine inanmış olan kişi, beklediği sonucu hiçbir zaman elde edemez.

Türk Atasözleri / Atasözleri ve Anlamları / O harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir