Ç harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları

Atanur tarafından tarihinde yayınlandı

Ç harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları

Ç harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları, atasözleri ve anlamları, açıklamaları, TDK atasözleri sözlüğü kısa anlamları.


Ç harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları

Çabalama kaptan ben gidemem. : Bu işi yapacak güçte değilim, zorlamanın yararı yok.

Çağrılan yere erinme, çağrılmayan yere görünme. : Kişi, çağrıldığı yere gitmeli, çağrılmadığı yere gitmemelidir.

Çağrılan yere git, ar eyleme çağrılmadığın yere gidip yerini dar eyleme. : Kişi, çağrıldığı yere gitmeli, çağrılmadığı yere gitmemelidir.

Çağrılmayan yere çörekçiyle börekçi gider. : Çağrılmadığın yere sakın gitme.

Çalı idi çırpı idi, evim idi ya, ayı idi uyu idi, kocam idi ya. : Her ne kadar evim derme çatma, kocam kaba saba idiyse de, bir düzen kurmuş, yaşayıp gidiyordum.

Çalma elin kapısını, çalarlar kapını. : Kimseye kötülük yapma yoksa onlar da sana aynı kötülüğü yaparlar.

Çam ağacından ağıl olmaz, el çocuğundan oğul olmaz. : Her şeyin bir değeri vardır yapacağı iş, kullanılacağı yer ayrıdır.

Çam sakızı çoban armağanı. : Verilen bir armağanın sunulduğu kimseye değerine uygun olmadığını ve verenin gücünün ancak buna yettiğini özür yollu anlatmak için söylenen bir söz.

Çanağa ne doğrarsan kaşığında o çıkar. : Kişi, kendisi için önceden yaptığı hazırlıkların verimini ileride alır.

Çanakta balın olsun, yemenden (bağdattan) arı gelir. : Malı güzel olan kimse için müşteri kaygısı yoktur, onun malına uzak yerlerden bile istekli çıkar.

Çarşı iti ev beklemez. : Başıboş gezmeye alışanlar, disiplinli iş yapmaya gelemezler.

Çatal kazık yere batmaz (geçmez, çakılmaz). : Birden çok kimsenin söz sahibi olduğu iş yürümez.

Çay kuşu, çay taşı ile vurulur. : Her iş, ancak ve ancak o iş için gerekli araçla yapılabilir.

Çekişilmeyince pekişilmez. : Düşünceler karşılıklı tartışılmadan sağlam bir anlaşma ve uzlaşma ortaya çıkmaz.

Çengi ölüsü çalgı (daire, tef) ile kalkar. : Zevk ve sefa içinde ömür sürmüş bir kimse, en sıkıntılı günlerinde bile bu alışkanlığını bırakamaz.

Çerçi başındakini satar. : Satıcı elinde neyi varsa satar.

Çerçi kızı boncuğa âşık(tır). : 1) bir insan hangi işle uğraşıyorsa yakınındakiler de o işi çok sever 2) ticaretle uğraşanlar, sattıkları şeylerden evdekilerini yoksun bırakarak onların bu eşyanın özlemini çekmelerine neden olurlar.

Çeşmeye gitse çeşme kuruyacak. : Çok talihsiz kimseler için söylenen bir söz.

Çıkmadık canda umut var. : Elden gitti sandığımız bir şeyle ilgimiz büsbütün kesilmemişse gereken çabayı harcayarak onun elimizde kalmasını sağlayabileceğimizi umabiliriz.

Çıkmadık candan umut kesilmez. : Elden gitti sandığımız bir şeyle ilgimiz büsbütün kesilmemişse gereken çabayı harcayarak onun elimizde kalmasını sağlayabileceğimizi umabiliriz.

Çıngıraklı deve kaybolmaz. : Nerede olsa varlığını gösteren kimse unutulmaz.

Çıra dibi karanlık olur. : Bir kimse, başkalarına bol bol yaptığı yardımı kendi yakınlarına yapmaz.

Çift edersen bağlanırsın, bağ edersen eğlenirsin. : Bakımını iyi yaparsan bağın iyi olur, bağla uğraşmak bir eğlencedir.

Çift ile koyun, gerisi oyun. : En zor çiftçilik, tarla sürülerek ve koyun beslenerek yapılan çiftçiliktir, diğer işler eğlence gibidir.

Çiftçinin karnını yarmışlar, kırk tane gelecek yıl çıkmış. : Çiftçinin ürünü her yıl bir afete uğrar, o da hep gelecek yıla umut bağlar.

Çiftçiye yağmur, yolcuya kurak cümlenin muradını verecek hak. : Kullar tanrıdan kendilerine gerekli olan şeyleri dilerler, bu dilekleri kabul edecek olan tanrıdır.

Çifte gelmeyen öküz olsun, işe gitmeyen oğlun. : Herhangi bir biçimde yararlanılabilecek bir malın olması iyidir, çifte gelmeyen öküzü satabilir, iş yapmaktan kaçınan oğlunu eğitebilirsin.

Çiğ yemedim ki karnım ağrısın. : Suç işlemedim ki korkayım.

Çiğnemeden yutulmaz. : En kolay bir iş dahi emek gerektirir.

Çivi çıkar ama yeri kalır. : Gönül yarası kapansa da unutulmaz.

Çivi çiviyi söker. : Güçlü bir şey, kendisi güçlü olan başka bir şeyle veya durumla etkisiz bırakılır.

Çoban aldı bağa gitti, kurt aldı dağa gitti. : Malını, varlığını başkaları kullandı, kendisine bir şey kalmadı.

Çoban armağanı çam sakızı. : Verilen bir armağanın sunulduğu kimseye değerine uygun olmadığını ve verenin gücünün ancak buna yettiğini özür yollu anlatmak için söylenen bir söz.

Çobana verme kızı, ya koyun güttürür ya kuzu. : Nazik bir işi, o işin inceliğini anlamayan bir kimseye yaptırma.

Çobanın gönlü olursa (olunca) tekeden yağ (süt, köremez) çıkarır. : Kişi istediğinde olmayacak gibi görünen işlere çözüm yolu bulur.

Çobanın yağı çok olursa çarığına sürer. : Varlıklı ama akılsız ve hesapsız kişi malını gereksiz yerlere harcar, telef eder.

Çobansız koyunu kurt kapar. : Yöneticisi, koruyucusu olmayan kişiyi ve topluluğu düşman ezer.

Çocuğa iş buyuran, ardınca kendi gider. : Çocuk kendisine ısmarlanan işi yapamayacağından işi buyuran kimsenin onun arkasından gitmesi gerekir.

Çocuğa iş, ardına sen düş. : Çocuk kendisine ısmarlanan işi yapamayacağından işi buyuran kimsenin onun arkasından gitmesi gerekir.

Çocuğu işe sal, ardınca sen var. : Çocuk kendisine ısmarlanan işi yapamayacağından işi buyuran kimsenin onun arkasından gitmesi gerekir.

Çocuğun bulunduğu yerde dedikodu olmaz. : Küçük çocuğun bulunduğu yerde herkes çocukla uğraşmaktan dedikodu yapmaya fırsat bulamaz.

Çocuğun yediği helal, giydiği haram. : Çocuğun iyi beslenmesi için ne kadar para harcansa yerindedir ancak hor kullanacağı ve kısa zamanda da küçüleceği için pahalı giysiler giydirilmesi doğru değildir.

Çocuk düşe kalka büyür. : Çocuk yürümeye başladığı sırada sık sık düşer, anne baba bu duruma üzülmemelidir.

Çocuk seversen beşikte, koca seversen döşekte. : Çocuğu kucağına almadan, beşikte yatarken sev kocana karşı olan sevgini de başkalarının yanında değil, döşekte göster.

Çocuktan al haberi. : Bir aile sorunu veya ailece gizli tutulan bir şey, çocukların rastgele söyledikleri bir sözle açığa çıktığında söylenen bir söz.

Çoğu gitti, azı kaldı. : Yapılmakta olan işin en önemli, en güç bölümü bitti, az ve önemsiz bölümü kaldı.

Çoğu zarar, azı karar. : Hiçbir zaman aşırıya kaçılmamalıdır.

Çok bilen (söyleyen) çok yanılır. : Çok bildiği için kendine güvenen kişi, bilmediği şeylere de karışır ve bunlarda yanılır.

Çok el ya yağmaya ya yolmaya. : Çok kimsenin katılmasıyla yağma ve yolmadan başka bir iş başarılamaz.

Çok gezen çok bilir. : Çok gezen, çok yer gören çok şey öğrenir çok yaşayan, çok okuyan onun bildiklerini bilemez.

Çok gezen tavuk ayağında pislik getirir. : Gezip dolaştığı yerlerde kötü şeyler de bulunan kimse, kötü alışkanlıklar ve zararlı bilgiler elde ederek yerine döner.

Çok havlayan köpek ısırmaz. : Karşısındakini bağırıp çağırmakla korkutmaya çalışan kimse eylemli bir saldırıda bulunmaz.

Çok koşan çabuk (çok, tez) yorulur. : Sürekli çalışabilmek ve sonuç elde edebilmek için harcanan çabanın yormayacak ölçüde olması gerekir.

Çok naz âşık usandırır. : Başka şeylerde olduğu gibi nazlanmada da aşırı gidilmemelidir.

Çok söyleme arsız edersin, aç bırakma hırsız edersin. : Yönetimi altında bulunan kimselere sık sık müdahale edenler bekledikleri verimi alamadıkları gibi onları da arsız ederler yiyecek ve para bakımından da sıkıntıya düşürenler onları hırsızlığa itmiş olurlar.

Çok söz (laf) yalansız, çok para (mal) haramsız olmaz. : Bol kazancın içinde yasa dışı elde edilmiş para bulunduğu gibi çok konuşanın sözleri arasında da mutlaka yalan bulunur.

Çok yaşayan (okuyan) bilmez, çok gezen bilir. : Çok gezen, çok yer gören çok şey öğrenir çok yaşayan, çok okuyan onun bildiklerini bilemez.

Çömlekçi suyu saksıdan içer. : Kişi, geçimini sanatı ile sağlar.

Çöreğin büyüğü, hamurun (unun) çoğundan olur. : Verimin bol olması, kullanılan malzemenin bol olmasına bağlıdır.

Çul içinde arslan yatar. : Bir kimsenin değeri, kılık kıyafeti ile değil kişiliğindeki cevherle ölçülür.

Çuvaldız yurdusu (gözü) kadar yerden deve denli soğuk girer. : 1) soğuk küçücük bir delikten bile girebilir ve rahatsızlık verebilir 2) bazı küçük olaylar büyük olaylara yol açabilir.

Çürük tahta çivi (mıh) tutmaz. : Aslında yaramaz olan veya sonradan o duruma getirilen şeyi, ne kadar uğraşsanız da işe yarar duruma getiremezsiniz.

Türk Atasözleri / Atasözleri ve Anlamları / Ç harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir